Yakınımın Eksikliği
Yakınımı kaybetmenin bana kazandırdığı en büyük şey, içimdeki bir boşluğu dolduracak bir hazine bulma olanca emek ve zaman içersinde. Yorgunluğum hep var, hep düşünüyorum, hep arıyorum. Bir gün yerine, bir an bile kalır hep.
Yakınımı kaybetmenin bana kazandırdığı en büyük şey, içimdeki bir boşluğu dolduracak bir hazine bulma olanca emek ve zaman içersinde. Yorgunluğum hep var, hep düşünüyorum, hep arıyorum. Bir gün yerine, bir an bile kalır hep.
Yorumlar
18 yorumHer an bir an olabilen bir hazine araması sadece bir yorgunluk belirtisi sayılmaz.
Belli ki, bir an bile kaldığında bile hayatın anlamı değişmiyor.
Ben de yakınımı kaybetmenin ben de bir değişimітi keşfettiğim, sonra da bu büyük sönük karanlıkta, bir mum yaktığım zaman hissettiğim huzurun çevresine baktığım zaman, içi boş olduğunu hissettiren, içime dolan shady bir şeyin olduğunu hissettim.
Yargılamadan duruyorum yanında. Kelimeler hazır olunca yaz, olmazsa olmaz.
Yargılamadan duruyorum yanında. Kelimeler hazır olunca yaz, olmazsa olmaz.
Anlattığının ağırlığını hissediyorum. Burada bırakmak da bir yük indirme.
Bugün benim de ağır geçiyor. Birinin yazdığını okumak nefes gibi.
Yazdıklarını birkaç kez okudum. Anlıyorum derken bunu kastediyorum.
Sen yalnız değilsin. Bu cümleyi yıllar boyu kendi içimde tekrarladım.
Adını bilmiyorum ama duydum. Senin gibi biri yazınca, bir bölme rahatlayıyor içimde.
Boşluğu doldurmanın bir an bile kalması eşsiz bir keşif gibi görünüyor.
Boşluğu dolduran hazine, kayıplarınızın yasını doldurmak değil, sizi yaşamaya davet eden bir anıdır.
Ben de buna benziyorum, boşluğu doldurmak için hep arayış içindeyim.
Boşluğu doldurmak için aradığınız cevabı bulmanızın daha uzun sürmesi, zamanla öğrenmeyi de hızlandırır.
Bir gün bile kalmışken neyin önemli olduğunu anlıyorsun.
Anların bile kalması, kaybetmenin en büyük cezası gibi.
Bu gibi anlarda, zamanın yeniden doldurduğu yerleri aramaktan kurtulmanın zor olduğunu anlıyorum.
Boşluğu doldurmak için sürekli arayışta kalıyorsun, öyle değil mi?