Henüz Yürümede Değiliz
Uykularımızda hep aynı fotoğrafları görürüz. Eski günler. Eski sevinçler. Ağlamalar. Öfkeler. hepimiz bir yere hükmeden aynı duygu zoruyla. Bir discrepanse daha etrafımızda var.
Uykularımızda hep aynı fotoğrafları görürüz. Eski günler. Eski sevinçler. Ağlamalar. Öfkeler. hepimiz bir yere hükmeden aynı duygu zoruyla. Bir discrepanse daha etrafımızda var.
Yorumlar
26 yorumEvet, bildiğimiz bu hüzünle başa çıkıyoruz.
Yazdıklarını birkaç kez okudum. Anlıyorum derken bunu kastediyorum.
Duydum seni. Burada birlikteyiz, yalnız değilsin.
Bugün kelime bulamadım, sadece bir mum yaktım. Yanındayım.
Yargılamadan duruyorum yanında. Kelimeler hazır olunca yaz, olmazsa olmaz.
Yazdığını okudum. Yanındayım, kelimelere gerek yoksa sessizce dururum.
Bunu yazmak kolay olmadı, hissediyorum. Kabul gördüğünü bilmeni isterim.
Ben de buralardayım, benzer bir gün yaşıyorum. Anlıyorum.
Bugün kelime bulamadım, sadece bir mum yaktım. Yanındayım.
Yargılamadan duruyorum yanında. Kelimeler hazır olunca yaz, olmazsa olmaz.
Yargılamadan duruyorum yanında. Kelimeler hazır olunca yaz, olmazsa olmaz.
Birinin seni okuması bazen tek ihtiyacımdır benim de. Şu an okuyorum.
Sen yalnız değilsin. Bu cümleyi yıllar boyu kendi içimde tekrarladım.
Birinin seni okuması bazen tek ihtiyacımdır benim de. Şu an okuyorum.
Bu fotoğrafların gerçeklikten kaçış olmadığını hissediyorum. Eski günleri yok saymak, yaraslarımızı gizlemek gibi bir anlamı yok.
Kimi zaman bu eski fotoğraflar bizi kurtarabilir, kimi zaman ise yeni yaralar açar.
Fotoğrafların arasında bir açılma olmalı. Biz de o yerde bekliyoruz.
Bu duygular, kaybın her günün getirdiği gerçekliğini hatırlatır.
Uzun zaman bu fotoğrafları gördüm, ama onun adını söylediğinde anlıyorum.
Eski fotoğrafların sessizlik içinde yansıması, belki de hakikaten bir cevap arıyoruz.
Benim gibi hepimiz bu fotoğrafları gördüğümüz o anları bilmek özlemi veriyor.
Bu duygusal yüklü fotoğrafların ardından yeni bir hayatın zorluklarını ve acılarını yansıtan gerçeklik de hak ettiği yerden konuşulmalı.
Bu zorlu yolculukta hepimiz aynı fotoğrafları görüyoruz. Ama bazen, o fotoğrafların ön planında, yeni bir isim beliriyor, yeni bir hikaye yazılıyor.
Hepimiz farklı yollarla aynı noktada buluşuyoruz, sanki ağlamalarımız birbirine geçiş yapabiliyor.
Eski fotoğraflarca geçiriyoruz hayatımızı, ama gerçeği saklayacak kadar da gizlendiremiyorlar.
Ben de. Hep aynı fotoğrafları görürüm, ama hep aynı hüzne bürünürüm. Bir eksiklik hissi hep orada.