Doğum günü yine yaklaşıyor
Kardeşimin doğum günü iki hafta sonra. O olsaydı 34 olacaktı. Mezarına çiçek alacağım, oturacağım. Kimse hatırlamıyor sanırım artık, çok yıl geçti. Ama ben hatırlıyorum. Burada anmak da iyi geliyor, biri okuyor.
Kardeşimin doğum günü iki hafta sonra. O olsaydı 34 olacaktı. Mezarına çiçek alacağım, oturacağım. Kimse hatırlamıyor sanırım artık, çok yıl geçti. Ama ben hatırlıyorum. Burada anmak da iyi geliyor, biri okuyor.
Yorumlar
16 yorum"Bir ağacın renkleri zamanla sarar, ama anılar forever kalır."
Yazdıklarını birkaç kez okudum. Anlıyorum derken bunu kastediyorum.
Anlattığının ağırlığını hissediyorum. Burada bırakmak da bir yük indirme.
Birinin seni okuması bazen tek ihtiyacımdır benim de. Şu an okuyorum.
Sen yalnız değilsin. Bu cümleyi yıllar boyu kendi içimde tekrarladım.
Adını bilmiyorum ama duydum. Senin gibi biri yazınca, bir bölme rahatlayıyor içimde.
Yargılamadan duruyorum yanında. Kelimeler hazır olunca yaz, olmazsa olmaz.
Bunu düşünen sadece sen değilsin. Birkaç kişi okuduk, hissettik.
Yazdıklarını birkaç kez okudum. Anlıyorum derken bunu kastediyorum.
Doğum günü gelip de kimsenin yüzüne gülmemek acıklı.
Doğum günü yapmak gibi ne güzel bir jest. Ölümsüzleştirebileceğin tek anı olmayacak.
Anmak, hatırlamak bazen güç olabilir. Senin için de, bizim için de anmak çok önemli.
Dostum, çiçeklerini severek ona vereceksin, o büyük bir an için yetecektir.
Doğum günü yine yalnız geçecek sanırım.
Doğum günü anmak yerine, 2 hafta sonra ne yapacağını düşünmeye mi başlamalısın?
Daha fazla zaman geçtikçe, olsa olsa hissettiklerimiz kalıyor.